Aylık Arşiv: Aralık 2012

Doğal bitkisel östrojen ile sentetik östrojen farkı;

Günlük yaşantımızda kadın erkek gıda olarak tükettiğimiz maydanoz, fasulye, mısır, hatta patatesin fitoöstrojen olduğunu biliyor muydunuz?

Kadın vücudu tarafından ergenlik döneminden itibaren üretilmeye başlana östrojen dünyaca mucize güzellik hormonu olarak da bilinir. Birçok yaşamsal fonksiyonun işlemesini sağlar.

Sentetik madde veya toksik ( zehirli ) gibi gösterilmeye çalışılan fitoöstrojenler yarım asırdan fazladır bilimsel olarak araştırılmış faydaları ortaya konmuştur.

Sentetik östrojen laboratuar ortamında üretilmiş sentetik hormonlar ( HRT hormon ramplasman tedavisinde ilaç ) premenopoz ve menopoz döneminde azalan östrojeni tamamlama amaçlı.

Fitoöstrojen ( Phytosrogens ) kadın vücudunun ürettiği doğal östrojen molekül yapısına tıpatıp benzer yapıda molekül ihtiva eden bitkilerdir.

Fitoöstrojenler hormon olamamsına rağmen bitkisel östrojen olarak da adlandırılır. Östrojeni taklit ederler. Doğal molaküler yapı vücut tarafından böbrek üstü bezler aracılığı ile idrarla kolayca atılır.

Dünya Sağlık Örgütünün yaptığı bir çalışma fitoöstrojenlerin sıklıkla tüketildiği doğu ve uzak doğu ülkelerinde göğüs kanserine yakalanma oranlarının dünyanın gelişmiş batı ülkelerine oranla 4 kat daha az olduğunu ortaya kaoymuştur.

Yine yapılan farklı bilimsel araştırmalarda premenopoz ve menopoz dönemi sendromlarının dünyanın doğusunda batısına oranla daha hafif seyrettiğinden bahsedilmektedir.

Fitoöstrojenlerin doğal bitkisel kaynaklar olarak kadın vücudunda östrojen gibi davranırken doğal yapıları ile sentetik östrojen yerine bilim adamları tarafından tüketilmesinin tavsiye edildiği bilinmektedir.