Kategori Arşivi Fitoöstrojen Bitkiler

Tropikal Pueraria Mirifica Nedir ? Kadın sağlık ve güzellik adına önemi..

Kuzey Tayland yağmur orman tabanında yetişen tropikal yabani bir bitkidir. Bitkinin toprağın altındaki kısmı fitoöstrojen (hormon içermeksizin hormon etkisi gösteren bitkisel kaynak) içerir. Bu etki daidzin, daidzein, genistin, genistein ve puerarin gibi isoflavonlar, miroestrol ve türevleri, beta-sitosterol, stigmasterol, coumestrol, puerarin, mirificoumestan, kwakhurin ve mirifisinden oluşur.

Pueraria mirificanın faydaları ve kulanım şekilleri :

İnsanlarda bu bitki tonik, gıda takviyesi ve kozmetik ürün olarak kullanılır. Pueraria mirificanın sağlık konusundaki yardımcı faydaları aşağıdaki gibi gözlenmiştir :

  1. Bütün dişi cinsiyet karakteristiklerinin korunmasına yardımı
  2. Vücudun yenilenmesine, canlı kılmaya yardımı
  3. Anti menopoz yardımı
  4. Göğüslere güzel görünüm ve  form vermeye hacim kazandırmaya yardımı
  5. Menopoz hastalığının rahatlatılmasına yardımı
  6. Cildin gençleşip güzelleşmesine yardımı
  7. Yaşlanmaya karşı yardımı
  8. Kan dolaşımına yardımı
  9. Hafızayı güçlendirmeye yardımı
  10. İştah açmaya yardımı
  11. Ten renginin güzelleşmesine yardımı
  12. Kırışıklıkların azalmasına yardımı
  13. Katarakt problemlerinin kısmen giderilmesine yardımı
  14. Özellikle göğüs çevresindeki cildi beslemesi
  15. Saçların erken beyazlaşmasıyla savaşması
  16. Saçları yeniden çıkarmaya ve güçlendirmeye, var olanları koyulaştırmaya yardımı
  17. Enerjiyi ve isteği artırmaya yardımı

Dikkat edilmesi gereken noktalar :

Topik uygulama (krem formu)

Pueraria Mirifica içeren kremler (Oestro Cream)

Hamileler, emzirme dönemi kullanımı için doktora danışmalıdırlar. 17-18’li yaşlardan itibaren kullanılabilir. Göğüs üzerine parmak ucu miktarından günde
1-2 kez uygulanabilir. Herhangi bir yan etkiye rastlanmamıştır. Haricen kullanılması, cilt üzerinden tatbik edilmesi sisteme dahil olmaması en büyük avantajdır.

Bilimsel ve toksisite çalışmaları :

Pueraria mirificanın aktivitesi ve meme hücreleri üzerindeki etkilerini inceleyen bir dizi çalışma, Atlanta Georgia, Emory University School of Medicine ve Bankok Tayland Phramongkutklao college of Medicine Obstetriks ve Jinekoloji bölümünde gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalar Pueraria mirificanın kök ekstraktının in vitro ortamda agresif kanser hücrelerine karşı anti-östrojenik özellik gösterdiğini ortaya çıkardı (özellikle proliferatif östrojen reseptörü- pozitif (ER+) meme kanseri hatları (T47-D, MCF-7, ZR 75-1)) . Bunlar MD Anderson Kanser enstitüsü (Teksas), Ulusal Sağlık Enstitüsünde bulunan Ulusal Kanser Enstitüsü (NCI) nden elde edildi.Pueraria mirifica normal meme hücrelerindeki fibroblastları destekler ve östrojen bağımlı meme kanseri hücrelerini baskılar.(basılmamış yayın)

Birçok maksatlı kişi ve kurum doğal fito östrojenleri sentetik östrojenler gibi göstermeye çalışmakta, kısıtlı miktarlarda üretilebilen, bu değerli bitki özlerini, faydalı olmalarına rağmen, yüksek maliyetlerinden dolayı, sadece çok pahalı doğal kozmetik güzellik ürünlerinde kullanmaktalar.

İnsan üzerinde  yapılan testler :

Miroestrol insan üzerinde de test edilmiş ve 1961 de etkili bir östrojen etkisi olduğu rapor edilmiştir. Tayvanlı bir doktor 1941 de ham ekstraktı hastalarında test etmiştir. Sonuçlar bu bitkinin uygulanması konusunda umut vaat etmiştir.

Cilt testi:

6 adet dişi albino faresinin tüyleri kırpıldı ve %0,1 oranında pueraria mirifica enjekte edildi. Testler tamamlandı ve ciltte herhangi bir allerjik reaksiyon görülmedi. Bu dermal yayılmanın ciltte dermal iritasyona yol açmadığı görüldü. Dolayısıyla, bu bitki kozmetik ürünlerde allerji yapmadığı için kullanılabilir.

Pueraria Mirifica üzerinde yapılan araştırma ve çalışmalar :

Yapılan çalışmalarda 9 yıl boyunca kimyasal analizler, doku kültürü, kitle yayılması, kültür gelişimi, üretim, ürün gelişimi ve test aşaması gibi pek çok aşama kullanılmıştır. Sonuçlar, seçilen Pueraria mirificanın yüksek oranda isoflovan içerdiğini, yüksek antimutajenik etkilerinin yanı sıra insan meme kanser hücreleri üzerindeki yüksek öldürücü etkisi olduğunu göstermiştir. Günümüzde beslenme uzmanları tüketicilere post menopoz dönemindeki kadınlara ve hormon dengesizliği olanlara kanserden korunmak amacıyla düzenli olarak isoflovan kullanmalarını öneriyorlar.

Pueraria Mirificada bulunan miroestrol ve türevlerinin yararları :

Miroestrol ve türevleri göğüslerin büyümesi ve meme dokusunun şekillenmesi gibi çeşitli dokularda östrojenik ve mamojenik etkiyi yükselten çok kıymetli kimyasallardır.

Soya ve pueraria mirifica arasındaki fark :

Batıda sağlık için kullanılan bir bitki olan soya, düşük oranda fitoöstrojen içerir. Miroestrol ve türevlerini ise içermez. Vücuda olan faydası pueraria mirificaya oranla daha azdır. Araştırmacılar bu kimyasalların meme kanserine, prostat hiper plazisine, kolon kanserine, ve osteoporoza karşı güçlü birer kimyasallar olduğunu doğrulamaktadırlar. Bunun yanı sıra kardiyovasküler hastalıklara da kandaki kolesterolü düşürerek yardımcı olur ve menopoz dönemindeki sendromlara karşı etkilidir.

Pueraria Mirificanın uygulanması :

Pueraria mirifica ekstraktı içeren Oestro Cream kadınlarda hücre yenilenmesini ve göğüs hatlarının güzelleşmesine form kazanmasına dolgunlaşmasına yardımcı olacak şekilde düzenlenmiş bir üründür. Pueraria mirifica insan da bulunan östrojeni taklit eder. Bu yüzden, uygulandığı zaman vücutta kaybedilen östrojeni tamamlar ve spesifik bölgede hücre yenilenmesi sağlar.

Aktif maddeler

Pueraria mirifica tuber ekstraktı ve MediLynk TM Transdermal taşıyıcılar

Endikasyon

Göğüs ölçüsündeki gözle görülür dolgunlaşma ile birlikte elastikiyetinde,
renginde ve neminde iyileşmeye yardımcı olur

Göğüs gelişiminin mekanizması

Genç bir kız ergenliğe girerken, overleri östrojen salgılamaya başlar ki bu da göğüslerde büyüme gibi vücutta pek çok değişikliğe sebep olur. Göğsün bağ dokularında yağ birikmeye başlar ve kanallar büyümeye başlar. Bir kadın menapoza girdiğinde, östrojen miktarı belirgin şekilde düşer. Bu düşüşle birlikte göğsün beze dokusunda da azalma olur. Göğsün bağ dokusu nemini ve elastikiyetini kaybeder. Bu, kadının yaşıyla orantılı olarak göğüslerin sarkmasına yol açar.

Göğüslerin boyutunda östrojenin etkisi: muhtemel mekanizmalar

Östrojenin göğüs gelişimindeki etkisi henüz tamamen anlaşılamamıştır. Göğüsteki pek çok hücre tipi östrojene cevap vermektedir. Östradiol Er? ve Erß reseptörlerine tutunup hücrelerde hareket eder. Östradiol tarafından indüklenen yağ hücrelerinin birikimi, östradiolün ?2a adrenalin reseptörlerinin sayısını artıran adipositlerdeki (yağ hücreleri) Er? reseptörlerine tutunmasıyla açıklanabilir. Bu reseptörler lipolisi bloke eder ve yağ birikimine izin verir. Daha sonra östrojen hareketi adipos doku gelişimi ile sonuçlanır bu da göğüslerin büyümesini sağlar. Şans eseri, yağ dokusundaki bu artış östrojenin fibroblastların üzerinde bir etki yaratır. Fibroblastlar, göğsün sıkılığını sağlayan kolajen liflerinin sentezini yapan hücrelerdir. Östrojen aynı zamanda süt kanallarını bçmlendiren epitel hücrelerin büyümesini uyarır böylece kanal sistemini ve bağlanma oranını geliştirir. İlginçtir ki, östrojen CGRP adlı bir faktörü salgılayan sinir hücrelerinin büyümesini uyarır. CGRP hücre metabolizması ve emzirme sırasında süt oluşumu için kullanılan besin maddelerinin taşınması için gerekli olan kan akışını artırıcı etkiye sahip vazodilator işleve sahiptir. Özetle, östrojenler göğüs dokusunu harekete geçirir, bu da göğüsün uyumlu bir şekilde gelişmesini sağlar.

Östrojenlerin cilt yaşlanmasının geciktirilmesindeki etkileri :

Östrojenler, epidermisdeki hücre büyümesini, kolajen (dermisin temel protein yapısı) sentezini, ve hyaluronik asit (dermisin hidrasyonu için ana bileşen) sentezini çoğaltır. Östrojenler aynı zamanda yağ bezlerinin aktivitesini ve boyutunu azaltır. Buna karşın, anrojenler yağ bezlerinin aktivitesini ve boyutunu büyüten, yağ üretimini artıran, ve dermisdeki kolajeni azaltan enzimlerin üretimini artıran hormonlardır. Östrojenler spesifik reseptörlere bağlanarak cilt hücrelerini direkt olarak etkiledikleri gibi erkeklik hormonu olan androjenlerin negatif etkilerini sınırlarlar. Menapozdan sonra, östrojen sirkulasyonu düşer ve androjene karşı olan etkisi zamanla kaybolmaya başlar. Bu yüzden, cildin yaşlanması hızlanır. Östrojenle yapılan hormon tedavisi genç cildin korunmasında yardımcı olabilir.

Fitomediatör mekanizma (Bitkisel Mediatör)  :

Bitki bazlı mediatörler ilk defa 1933 yılında ayrıştırılmıştır. 1950 de 100den fazla bitkinin reseptör-aktivatör etkileri ortaya çıkarılmıştır. Kozmetik endüstrisinde, epidermis reseptörleri üzerinde çalışan cilt bakım ürünleri cilt yaşlanmasını geciktirme, kırışıklıkları azaltma ve göğüsleri büyütme gibi durumlarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Fitomediatörlerle yapılan çalışmalar östrojenik aktivitelere benzer cildi yenileyici etkiler göstermiştir.
Izoflavonlar en önemli fitomediatörlerden biridir ve östrojenle benzer kimyasal yapıya sahiptirler. Östrojen aktivitesini artıran ya da baskılayan östrojen receptörlerine bağlanırlar. Izoflavonların beta östrojen reseptörüne (Erß), alfa östrojen reseptörüne (Er?) nazaran daha güçlü bağlandığı görülmüştür. Bu durum, sağlık riski olmadan östrojenden faydalanmayı sağlar. Buna ek olarak, isoflavonların hareketi diğer güvenli, yararlı ve sinerjik olarak çalışan fito kimyasallarla birlikte olur.

Puereria mirificadan ayrıştırılan gençleştirici doğal içerikler :

Puereria mirifica
Taylanda özgü yerli bir bitkidir ve Taycada Kwao Kreu Khao olarak bilinir. Papilonaceae familyasının alt grubu olan Leguminosae familyasından gelir. Purearin, daidzein,daidzin,genistein ve genistin (en yüksek östrojenik aktiviteye sahip isoflavonlardır) gibi aktif maddeler bitkinin yumrulu kökünde bulunur.

Geleneksel olarak Kuzey Tayland’da Tay kadınları tarafından bu bitki düzenli olarak kullanılır. Kökler dilimlenip güneşte kurutulur. Toz haline getirilip balla karıştırılır.Biber tanesi şekli verilir. 3-6 ay boyunca her gece bir kere alınan tabletler şaşırtıcı özellikle sahiptirler. Bunlar (1) göğüste sıkılaşma ve büyüme (2)deride kolajen ve elastin sentezinin uyarılması (3) bağ dokularının yeniden yapılanması ve (4) derinin nemlenip yumuşaması olarak bildirilmiştir. Uzun süreli kullanımda Tayland Sağlık Bakanlığı herhangi bir alerjik reaksiyon gözlememiştir.

Klinik değerlendirmeler :

Puereria mirifica
nın derinin biyokimyasal özellikleri üzerine olan etkilerinin değerlendirilmesi Kozmetik Araştırma Enstitüsü tarafından (Mahidol Üniversitesi,Tayland) gerçekleştirildi. 20 denek içinde %5 oranında Puereria mirifica bulunan kremden her gün bir kere göğüslerine uyguladı. 4 hafta sonra göğüs büyüklüklerinde gözle görülür gelişmeler saptandı. Aynı zamanda deri elastikiyeti, açıklığı ve nemi konusunda da bütün deneklerde gelişme görüldü.

MediLynk TM Oestro Cream Medylynk™ Transdermal Taşıyıcılar (TDV) içeren, taşıyıcı olarak doğal yağları kullanan tescilli bir teknoloji platformudur. Bu taşıyıcılar ve aktif maddeler güvenli ve doğal bir ortamda yüksek yükleme oluştururken aynı zamanda son derece stabildirler. MedyLynk™ TDV’nin hem yağ hem de suda çözünen aktif maddelerin taşınmasında etkili olduğu kanıtlanmıştır. MediLynk TM Oestro Cream in içindeki Puraria mirificanın (%10w/w) kozmetik özellikleri ve yararları MedyLynk™ TDV (% 5 w/w) ile güçlendirilmiştir.

Göğüs gelişimi & Toparlanma
Göğüs gelişimi (Measuring Tape)

Kolajen & Elastin sentezi
Cild elastikiyeti (Cutometer


Hafta


Hafta

Epidermis hücre yenilenmesi
Cild parlaklığı (Mexameter)

Cildin nem ve yumuşaklığı
Nemlendirme (Corneometer)



Hafta



Hafta

4 hafta sonra göğüs büyüklüklerinde ve şeklinde gözle görülür gelişmeler saptandı. Aynı zamanda deri elastikiyeti, açıklığı ve nemi konusunda da bütün deneklerde gelişme görüldü.

Tayland Sağlık Bakanlığı Ulusal Dermatoloji Enstitüsü insan cildi üzerinde uzun süreli araştırmalar sonunda herhangi bir  alerjik reaksiyona rastlamamıştır.

Doğal bitkisel östrojen ile sentetik östrojen farkı;

Günlük yaşantımızda kadın erkek gıda olarak tükettiğimiz maydanoz, fasulye, mısır, hatta patatesin fitoöstrojen olduğunu biliyor muydunuz?

Kadın vücudu tarafından ergenlik döneminden itibaren üretilmeye başlana östrojen dünyaca mucize güzellik hormonu olarak da bilinir. Birçok yaşamsal fonksiyonun işlemesini sağlar.

Sentetik madde veya toksik ( zehirli ) gibi gösterilmeye çalışılan fitoöstrojenler yarım asırdan fazladır bilimsel olarak araştırılmış faydaları ortaya konmuştur.

Sentetik östrojen laboratuar ortamında üretilmiş sentetik hormonlar ( HRT hormon ramplasman tedavisinde ilaç ) premenopoz ve menopoz döneminde azalan östrojeni tamamlama amaçlı.

Fitoöstrojen ( Phytosrogens ) kadın vücudunun ürettiği doğal östrojen molekül yapısına tıpatıp benzer yapıda molekül ihtiva eden bitkilerdir.

Fitoöstrojenler hormon olamamsına rağmen bitkisel östrojen olarak da adlandırılır. Östrojeni taklit ederler. Doğal molaküler yapı vücut tarafından böbrek üstü bezler aracılığı ile idrarla kolayca atılır.

Dünya Sağlık Örgütünün yaptığı bir çalışma fitoöstrojenlerin sıklıkla tüketildiği doğu ve uzak doğu ülkelerinde göğüs kanserine yakalanma oranlarının dünyanın gelişmiş batı ülkelerine oranla 4 kat daha az olduğunu ortaya kaoymuştur.

Yine yapılan farklı bilimsel araştırmalarda premenopoz ve menopoz dönemi sendromlarının dünyanın doğusunda batısına oranla daha hafif seyrettiğinden bahsedilmektedir.

Fitoöstrojenlerin doğal bitkisel kaynaklar olarak kadın vücudunda östrojen gibi davranırken doğal yapıları ile sentetik östrojen yerine bilim adamları tarafından tüketilmesinin tavsiye edildiği bilinmektedir.

Doğanın mucize bitkileri hayatınızı kurtaracak

Kanser ve kalp gibi hastalıklar vitamin, mineral ve bitkisel kimyasallar az tüketildiği için Asya'ya oranla Batı'da daha sık görülüyor. Soya gibi bitkisel hormonlar bu hastalıklara yakalanma riskini azaltıyor.

Meme kanseri Asya ülkelerinde Amerika'ya göre dörtte bir oranındadır. Menopoz şikayetleri de Asya kadınlarında nadiren olmaktadır. Ayrıca kalp hastalıkları ve damar kireçlenmesi de batı ülkelerine göre çok daha azdır. Acaba tüm bu hastalıkların az görülmesinin nedeni nedir? Uzakdoğu insanlarının beslenmeleri batıdan farklıdır. Bu insanlar protein gereksinimlerinin büyük bir kısmını soyadan karşılamaktadır. Soya, bitkisel hormondan (östrojenden) zengin bir bitkidir. Batı ülkelerinde meme kanseri, kalın bağırsak kanseri, prostat kanseri ve koroner kalp hastalıklarının Uzakdoğu ülkelerine göre giderek arttığı bir gerçektir. Bilimsel araştırmalar, bu Batı hastalıklarının ana nedeninin vitamin, mineral ve bitkisel kimyasallardan fakir, fazla yağlı aşırı besin tüketimi olduğunu ortaya koymaktadır. Uzakdoğu ülkelerinde balık dışında hayvansal yağ tüketimi önemsiz ölçülerdedir. İnsanlar taze sebze, pirinç ve soya ürünlerini bol tüketmektedirler. Bu besinlerin özelliği, bitkisel hormon içermeleridir.

Kaynak : http://arsiv.sabah.com.tr/2005/01/08/cp/iyi101-20050102-102.html

Östrojen Hormonu İçeren Bitkiler

Kadınlarda, Östrojen Hormonu azaldığında veya eksildiğinde, erken menopoz, kemik erimesi, psikolojik ve ruhsal birçok sıkıntı ortaya çıkar.

Kadınlık hormonu olan, Östrojenin,menopoz döneminde azalmasıyla yerine sentetik hormonlar verilmektedir. Dışardan alınan bu hormonun yan etkileri de mevcuttur.

Östrojen Azlığı Nasıl Giderilir? Östrojen Açığı Doğal Yollardan Nasıl Kapatılır?Östrojen İçeren Bitkiler Nelerdir?

Östrojen açığını, doğal ve bitkilerle kapatmak isteyenler için, Ender Saraç östrojen içeren bitkilerle alakalı bazı tavsiyelerde bulunuyor.

Ender Saraç, Östrojen hormonu içeren bazı bitkiler ve gıdalar olduğunu söylüyor. Örneğin, Soyadan elde edilen doğal östrojen, normal östrojene göre, yan etkileri yüzlerce misli daha düşük olduğunu, kanser riski yok denebilecek kadar az olduğunu söylüyor. Soya ile beslenen toplumlarda meme kanserine pek rastlanmadığını dile getiriyor.

Östrojen Deposu Bitkiler, Östrojen içeren bitkiler

Adaçayı: Doğal östrojenler içeriyor. Ateş basması, gece terlemeleri, gibi, menopoz şikayetlerinde etkili.

Soya fasulyesi: Soyadan elde edilen ve doğal östrojen olan isoflavonlar, menopoz şikayetlerini hafifletiyor.

Civan perçemi: Doğal östrojen kaynağı olan bitki menopoz şikayetlerinin giderilmesinde çok yararlı.

Anason: İçinde belli oranda doğal östrojenler ve buna benzer maddeler var. Menopoz sıkıntılarının yanı sıra uyku bozuklukları, gaz kolit, hazımsızlık şikayetlerine iyi geliyor.

Maydanoz: Doğal östrojenler içeren maydanoz menopoz şikayetlerini gidermek için etkili.

Kızıldereli otu: Kızıldereli kadınlar belli bir yaşa geldikten sonra birtakım rahatsızlıklarını gidermek için bu bitkiyi kullanıyorlardı. Bu bitki Türkiye’de de bulunuyor.

Evening Primerose Oil (Çuha çiçeği yağı): Kızılderililer’den kalma bir bitki. Özellikle gece yatarken kullanılıyor. Bitkinin içinde östrojen yok. Ancak ateş basmaları, gece terlemeleri gibi şikayetlerin dışında egzamalara, kolesterole, kaşıntılara, adet sancılarına karşı etkili.

Kaynak : http://www.evdekieczane.net/ender-sarac-ostrojen-hormonu-iceren-bitkiler.htm

Kadınlarda Östrojen Artıran Bitki Kürü

Östrojen, bir kadınlık hormonudur. Östrojen hormonu, kadınların, genç kızlıktan, menopoz dönemi ve tüm yaşantılarında ihtiyaç duydukları, önemli  bir hormondur.

Östrojen hormonu, genç kızlarda, boy uzaması, vücut hatlarında yuvarlaklaşma, (göğüs ve kalçalarda dolgunlaşma gibi), genital bölgede kıllanma ve ergenliğin son noktası olarak adet kanamasını gerçekleştirir.

Menopoz döneminde ise, Östrojen hormonu azalır, azalması ile birlikte adet kanaması kesilir. Hal böyle olunca, ateş basması, terleme, çarpıntı, uykusuzluk, sinirlilik, depresyon, unutkanlık, halsizlik, cinsel istekte azalma, vaginada kuruma, ağrılı cinsel ilişki, kemik erimesi (osteoporoz), idrar kaçırma gibi şikayetler ortaya çıkar.

Kadınlar için çok önemli olan Östrojen Hormonu Nasıl Artar? Östrojen Hormonunu Artırıcı Bitkisel Tedavi Nedir?

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu Östrojen Hormonunu Artırıcı Bitkisel Çözüm öneriyor.

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlunun Östrojen Artırıcı Bitkisel Tedavisi:

Oğulotu Kürü:

Yaklaşık 1 su bardağı kadar su kaynatılır. Su kaynadıktan sonra içerisine 1 tutam (3-4 gram) oğulotu ilave edilir. 5 dakika kadar hafif ateşte kaynatılır. Ilıyınca süzülür ve yudum, yudum içilir.

Bu kür, günde 3-4 defa, sabah, öğle, akşam ve yatmadan önce aç karnına içilir. Her seferinde taze olarak hazırlanır. 1 ay devam edilir.

1 aylık süre tamamlandıktan sonra, günde 2 sefer olmak üzere aynı küre 1 ay daha devam edilir.

Kaynak : http://www.evdekieczane.net/ibrahim-saracoglu-kadinlarda-ostrojen-artirani-bitki-kuru.htm

Östrojen İçeren Bitkiler: Fitoöstrojen İçeren Bitkiler

Doğal Östrojen İçeren Bitkiler: Fitoöstrojenler

Bu yazımızda size doğadaki östrojen içeren bitkilerden bahsedeceğiz

Özellikle menopoz dönemi rahatsızlıklarının başlıca sebeplerinden olan östrojen eksikliğini gidermek için, bitkilere başvurmak ister misiniz?

Östrojen İçeren Bitkiler Nelerdir?

Daha önceki östrojen içeren bitkiler konulu yazımızda Ender Saraç, östojen içeren bitkileri şöyle sıralamıştı: Soya fasulyesi, civar perçemi, anason, maydanoz, kızılderili otu. ( Okumak için tıklayınız: Ender Saraç östrojen hormonu  içeren bitkiler)

Fitoöstrojenler: İsoflavon’lar ve lignan’lar

Bitkisel hormonlar östrojen hormonuna benzer yapıda bitkisel maddelerdir. fitoöstrojenler (fito=bitki) insanlarda vücut östrojeninin etkisine benzer, ancak daha zayıf etki gösterirler. Fitoöstrojenlerin en yaygın ve önemli iki grubu izoflavon’lar ve lignan’lardır. İsoflavonlar, kimyasal olarak östrojene benzerdirler, ama etkileri biraz daha azdır.

Östrojen İçeren Bitkiler ve Yiyecekler

İzoflavon’lar: soya fasulyesi, kuru fasulye, mercimek, bezelye ve çayda bulunur. Soya fasulyesi, bu alanda ilk akla gelen bitki. Soyanın  günümüzde fito-hormon yapı taşlarını en yoğun içeren bitki olduğu ve östrojene benzer bir etki gösterdiği söylenmektedir.

Lignan grubunun ise daha geniş olduğunu söyleyebiliriz. Tüm tahıl ürünleri, bazı tohumlar (keten tohumu, susam, ay çekirdeği), zeytin gibi yağlı yemişler, yer fıstığı, bazı meyveler (kiraz, şeftali, erik, elma, armut), havuç, brokoli, soğan, sarımsak, rezene, ahududu, böğürtlen ve şerbetçi otu.
Örnek vermek gerekirse Keten tohumunun 100 gramında 240.6 mg doğal östrojen bulunur.